UDF Editor Android uygulamasını ücretsiz indirin! ÜCRETSİZ
★★★★★ Google Play'de
Google Play'den İndir
UDF Editor iPhone ve iPad uygulamasını indirin! iOS
★★★★★ App Store'da
App Store'dan İndir

İş Kazasında Taksirle Ölüm Cezası - UDF Dilekçe Rehberi

03.09.2026 11 okunma

Tum Blog Yazilari

İş Kazasında Taksirle Ölüme Neden Olma Cezası: İki Taraf da Asli Kusurluysa Ne Olur?

Taksirle bir insanın ölümüne neden olmanın cezası Türk Ceza Kanunu'nun 85. maddesinde iki yıldan altı yıla kadar hapis olarak düzenlenmiştir. Ancak taksirli suçlarda ceza, kanundaki aralığın neresinden verileceği bakımından doğrudan kusurun ağırlığına bağlıdır. Ölen kişinin de asli kusurlu bulunması, hayatta kalanın sorumluluğunu ortadan kaldırmaz; buna karşılık cezanın alt sınıra yaklaşmasında en güçlü etkendir. İş kazalarında ayrıca işverenin kusuru da ayrıca incelenir.

Kısa cevap

Ceza aralığı 2-6 yıl; ölenin kusuru cezayı düşürür, kaldırmaz

Temel ceza TCK m.85/1 uyarınca 2 yıldan 6 yıla kadar hapistir. Tek ölüm varsa ve başka yaralı yoksa 85/2 (2-15 yıl) uygulanmaz.

TCK m.22/4: "Taksirle işlenen suçtan dolayı verilecek olan ceza failin kusuruna göre belirlenir." TCK m.22/5: birden fazla kişinin taksiri varsa herkes kendi kusurundan sorumlu olur; cezalar ayrı ayrı belirlenir.

Yani ölenin asli kusurlu olması, hayatta kalanın beraatini sağlamaz; ancak temel cezanın alt sınırdan belirlenmesinde belirleyici olur. Ölen kişi hakkındaki ceza sorumluluğu ise ölümle birlikte düşer.

TCK 85: taksirle öldürmenin cezası

Türk Ceza Kanunu'nun 85. maddesinin birinci fıkrasına göre taksirle bir insanın ölümüne neden olan kişi iki yıldan altı yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır. İkinci fıkra ise fiilin birden fazla kişinin ölümüne ya da bir veya birden fazla kişinin ölümüyle birlikte bir veya birden fazla kişinin yaralanmasına neden olması hâlinde cezayı iki yıldan onbeş yıla çıkarır.

Sorduğunuz durumda tek bir ölüm varsa ve olayda ayrıca yaralanan bulunmuyorsa uygulanacak hüküm 85/1'dir; yani üst sınır 6 yıldır. Buna bağlı olarak görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir. Suç şikâyete bağlı değildir, savcılık resen soruşturur; şikâyetten vazgeçmek davayı düşürmez. Taksirle öldürme uzlaştırma kapsamında da değildir.

Ceza miktarını belirleyen tek şey maddedeki aralık değil, dosyadaki kusur dağılımıdır.

Kusur cezayı nasıl belirler?

Taksirli suçları kasıtlı suçlardan ayıran en önemli özellik budur. Kanun, hâkime cezayı belirlerken doğrudan kusuru esas alma yükümlülüğü getirir:

  • TCK m.22/4: "Taksirle işlenen suçtan dolayı verilecek olan ceza failin kusuruna göre belirlenir." Yani aynı sonuç, farklı kusur derecelerinde çok farklı cezalar doğurur.
  • TCK m.22/5: "Birden fazla kişinin taksirle işlediği suçlarda, herkes kendi kusurundan dolayı sorumlu olur. Her failin cezası kusuruna göre ayrı ayrı belirlenir." Yani kusurlar birbirini götürmez; her fail kendi payından sorumludur.
  • TCK m.61: Temel ceza belirlenirken failin kastı veya taksire dayalı kusurunun yoğunluğu, meydana gelen zararın ağırlığı gibi ölçütler dikkate alınır.

İş kazalarında kusur dağılımı, dosyaya alınan iş güvenliği uzmanı bilirkişi raporuyla belirlenir. Rapor genellikle tarafları "asli kusurlu", "tali kusurlu" veya "kusursuz" olarak niteler ya da yüzdesel oran verir. Ceza mahkemesi bu rapora bağlı değildir, ancak uygulamada hükmün omurgasını rapor oluşturur. Bu nedenle rapora karşı süresinde itiraz etmek, dosyanın en kritik aşamasıdır.

"İki taraf da asli kusurlu çıktı" ne anlama gelir?

Bu, dosyanızdaki en belirleyici tespit. Sonuçlarını iki kişi bakımından ayrı ayrı ele almak gerekir.

Hayatta kalan kişi

Yargılanır, ceza alt sınıra yaklaşır

Asli kusuru bulunduğu için taksirle öldürmeden kamu davası açılır. Ölenin de asli kusurlu olması sorumluluğu kaldırmaz; fakat TCK m.22/4 ve m.61 kapsamında temel cezanın alt sınırdan belirlenmesinde en güçlü lehe unsurdur.

Kamu davası açılır
Hayatını kaybeden kişi

Ceza sorumluluğu ölümle düşer

Kusuru ne olursa olsun, sanığın ölümü hâlinde hakkındaki kamu davasının düşürülmesine karar verilir. Kusuru yalnızca diğer failin cezasının belirlenmesinde ve açılacak tazminat davasında indirim sebebi olarak değerlendirilir.

Dava düşer

Kusurun paylaşılması, ceza davasında sorumluluğu değil ceza miktarını etkiler; tazminat davasında ise doğrudan indirim sebebidir.

Buradaki ayrımı netleştirmek gerekir: ceza hukukunda mağdurun kusuru failin cezasını ortadan kaldırmaz. Mağdurun kusuru ancak fiil ile ölüm arasındaki nedensellik bağını tamamen keserse, yani netice münhasıran ölenin kendi davranışından kaynaklanmışsa, diğer kişi bakımından beraat söz konusu olur. "İki taraf da asli kusurlu" tespiti tam olarak bunun tersini söyler: her ikisinin de davranışı neticeye katkı sunmuştur.

Bilinçli taksir: cezayı artıran hâl

İş kazası dosyalarında en çok tartışılan konu budur. TCK m.22/3'e göre kişinin öngördüğü neticeyi istememesine rağmen neticenin gerçekleşmesi hâlinde bilinçli taksir vardır ve bu hâlde taksirli suça ilişkin ceza üçte birden yarısına kadar artırılır.

Uygulamada bilinçli taksir şu tablolarda gündeme gelir: iş güvenliği tedbirlerinin bilinerek alınmaması, daha önce yapılmış yazılı uyarıya rağmen çalışmaya devam edilmesi, koruyucu ekipmanın kaldırılması, emniyet kilidinin devre dışı bırakılması, gerekli belgesi olmayan kişiye iş yaptırılması. Buna karşılık riskin hiç öngörülmediği, dikkatsizlik ve tedbirsizlikten kaynaklanan olaylarda basit taksir söz konusu olur.

Bu ayrım pratikte cezayı belirgin biçimde değiştirir: 2 yıl olarak belirlenen bir temel ceza, bilinçli taksir kabul edilirse 2 yıl 8 ay ile 3 yıl arasına çıkabilir. Savunmanın en önemli hedeflerinden biri, olayın basit taksir kapsamında kaldığını ortaya koymaktır.

Cezanın belirlenme zinciri

Mahkeme sonuç cezaya tek adımda ulaşmaz. Sıra şudur ve her basamak bir sonrakini etkiler.

  1. 1Temel ceza belirlenirTCK m.85/1 uyarınca 2-6 yıl aralığından, TCK m.61 ölçütleriyle. Kusur derecesi burada devreye girer.2-6 yıl
  2. 2Bilinçli taksir varsa artırımTCK m.22/3 uyarınca ceza üçte birden yarısına kadar artırılır.+1/3 ilâ +1/2
  3. 3Takdiri indirim uygulanabilirTCK m.62 kapsamında failin geçmişi, sosyal ilişkileri, duruşmadaki tutumu dikkate alınarak indirim yapılabilir.1/6'ya kadar indirim
  4. 4Sonuç ceza açıklanırBu aşamada ortaya çıkan miktar, sonraki iki kurumun uygulanıp uygulanmayacağını belirler.Belirleyici eşik
  5. 5Adli para cezasına çevirmeTCK m.50 uyarınca kısa süreli hapis cezası, koşulları varsa adli para cezasına veya seçenek yaptırımlara çevrilebilir.1 yıl ve altı
  6. 6Ertelenme değerlendirilirTCK m.51 uyarınca iki yıl veya daha az hapis cezası, koşulları varsa ertelenebilir; denetim süresi belirlenir.2 yıl ve altı

Her basamak bir öncekinin sonucuna uygulanır; bu nedenle temel cezanın alt sınırdan belirlenmesi zincirin tamamını etkiler.

Erteleme, para cezası ve HAGB: güncel durum

KurumKoşulSonuç
Adli para cezasına çevirme (TCK 50)Kısa süreli hapis cezası, kanuni koşulların bulunmasıHapis yerine para cezası veya seçenek yaptırım
Erteleme (TCK 51)2 yıl veya daha az hapis, daha önce kasıtlı suçtan 3 aydan fazla mahkûmiyet bulunmaması, pişmanlık kanaatiCezanın infazı ertelenir, denetim süresi uygulanır
HAGB (CMK 231)Bu kurumu düzenleyen hükümler Anayasa Mahkemesi kararıyla iptal edilmiştirİptal kararının yürürlüğe girmesinden sonraki dosyalarda uygulanamaz
Uzlaştırma (CMK 253)Taksirle öldürme uzlaştırma kapsamında değildirUzlaşma yoluyla dosya kapanmaz

Önemli uyarı: Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, yıllarca bu tür dosyaların en sık sonucuydu. Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararından sonra bu seçenek ortadan kalkmıştır; dolayısıyla eski tarihli yazılarda ve internetteki pek çok içerikte yer alan "nasılsa HAGB verilir" beklentisi bugün geçerli değildir. Dosyanızda hangi kurumların uygulanabileceğini, karar tarihindeki mevzuata göre avukatınızla teyit edin.

İşverenin sorumluluğu ayrıca incelenir

İş kazalarında soruşturma yalnızca olay anında yan yana duran iki kişiyle sınırlı kalmaz. 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu işverene; risk değerlendirmesi yapma, iş güvenliği eğitimi verme, kişisel koruyucu donanım sağlama ve kullanımını denetleme yükümlülüğü yükler. Bu yükümlülüklerin yerine getirilmemesi, işveren veya işveren vekili bakımından ayrıca taksirle öldürme sorumluluğu doğurabilir.

Uygulamada bilirkişi raporları kusuru genellikle şu odaklar arasında dağıtır: işveren ve işveren vekili, iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi, olayda yer alan işçiler. Bu nedenle "iki taraf da asli kusurlu" ifadesi, dosyada üçüncü bir kusur odağı bulunmadığı anlamına gelmez. Savunmada, eğitim kayıtlarının, KKD teslim tutanaklarının ve denetim belgelerinin bulunup bulunmadığı mutlaka sorgulanmalıdır.

Tazminat davası ceza davasından ayrıdır

Ceza davası failin cezalandırılmasıyla ilgilidir; ölenin yakınlarının maddi ve manevi zararı ise iş mahkemesinde açılacak ayrı bir davanın konusudur. Bu ayrımın üç önemli sonucu vardır.

  • Müterafik kusur tazminatta doğrudan indirim sebebidir. Ceza davasında ölenin kusuru cezayı aşağı çekerken, tazminat davasında hesaplanan zarardan kusur oranınca indirim yapılır. Yani ölenin asli kusurunun etkisi tazminatta çok daha somuttur.
  • Destekten yoksun kalma tazminatı ölenin yakınları tarafından talep edilir; hesaplama ölenin geliri, yaşı ve bakmakla yükümlü olduğu kişilere göre yapılır ve kusur oranı bu hesaba yansıtılır.
  • SGK'nın rücu hakkı saklıdır. Kurum, hak sahiplerine yaptığı ödemeleri kusuru oranında sorumlulardan geri isteyebilir.

Ceza mahkemesinin maddi olguya ilişkin kesinleşmiş tespitleri hukuk davasında etkili olur; ancak kusur oranı bakımından hukuk hâkimi kendi değerlendirmesini yapabilir. Bu nedenle iki dosya paralel yürütülürken savunmanın da paralel kurgulanması gerekir.

Bu dosyalarda sık yapılan hatalar

  • Bilirkişi raporuna süresinde itiraz etmemek. Kusur dağılımı hükmün omurgasıdır; rapora karşı beyan süresi kaçırıldığında sonradan telafisi çok zordur.
  • Ölenin kusurunu beraat sanmak. Mağdurun kusuru cezayı düşürür, sorumluluğu kaldırmaz. Beraat ancak netice münhasıran ölenin davranışından kaynaklanmışsa gündeme gelir.
  • Uzlaşma beklemek. Taksirle öldürme uzlaştırma kapsamında değildir; tarafların anlaşması kamu davasını sona erdirmez.
  • Şikâyetten vazgeçmenin davayı bitireceğini sanmak. Suç resen soruşturulur; vazgeçme davayı düşürmez, yalnızca takdiri unsurlarda değerlendirilebilir.
  • Ceza ve tazminat dosyalarını ayrı yürütmek. Ceza dosyasında verilen ifadeler tazminat davasında karşınıza çıkar; iki dosya birlikte planlanmalıdır.

Dilekçe ve dosya evrakınızı UDF olarak yönetin

Ceza dosyasına sunulacak bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi, savunma dilekçesi ve tazminat davası dilekçesi UYAP'a .udf formatında yüklenir. Mahkemeden ve bilirkişiden gelen evrak da aynı uzantıdadır.

Adım adım: UDF dosyası nasıl açılır · UDF dosyası nasıl oluşturulur · avukata sor

Sık sorulan sorular

İş kazasında taksirle ölüme neden olmanın cezası nedir?

Türk Ceza Kanunu'nun 85. maddesinin birinci fıkrası uyarınca iki yıldan altı yıla kadar hapis cezasıdır. Birden fazla ölüm ya da ölümle birlikte yaralanma varsa ceza iki yıldan on beş yıla kadar hapse çıkar. Ceza miktarı, kanundaki aralık içinde failin kusur derecesine göre belirlenir.

Ölen kişi de asli kusurluysa hayatta kalan beraat eder mi?

Kural olarak hayır. Ceza hukukunda mağdurun kusuru failin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz; TCK m.22/5 uyarınca herkes kendi kusurundan sorumludur. Ölenin kusuru, temel cezanın alt sınırdan belirlenmesinde güçlü bir lehe unsurdur. Beraat ancak netice münhasıran ölenin kendi davranışından kaynaklanmış, diğer kişinin kusuru bulunmuyorsa gündeme gelir.

Ölen kişi hakkında da dava açılır mı?

Hayır. Sanığın ölümü hâlinde hakkındaki kamu davasının düşürülmesine karar verilir. Ölen kişinin kusuru yalnızca diğer failin cezasının belirlenmesinde ve açılacak tazminat davasında indirim sebebi olarak dikkate alınır.

Bilinçli taksir kabul edilirse ceza ne kadar artar?

TCK m.22/3 uyarınca taksirli suça ilişkin ceza üçte birden yarısına kadar artırılır. İş kazalarında iş güvenliği tedbirlerinin bilerek alınmaması, yazılı uyarıya rağmen çalışmaya devam edilmesi veya koruyucu düzeneğin devre dışı bırakılması bilinçli taksir tartışmasını doğrudan açar.

Taksirle öldürmede uzlaşma olur mu, şikâyetten vazgeçilirse dava düşer mi?

Taksirle öldürme uzlaştırma kapsamında değildir ve şikâyete bağlı suçlardan sayılmaz. Savcılık olayı resen soruşturur; ölenin yakınlarının şikâyetten vazgeçmesi kamu davasını düşürmez. Tarafların anlaşması ancak takdiri unsurlarda ve tazminat boyutunda etkili olabilir.

Ceza ertelenebilir mi, hükmün açıklanması geri bırakılabilir mi?

Sonuç ceza iki yıl veya daha az ise ve kanuni koşullar varsa TCK m.51 uyarınca erteleme mümkün olabilir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını düzenleyen hükümler ise Anayasa Mahkemesi kararıyla iptal edilmiştir; iptalin yürürlüğe girmesinden sonra bu kurum uygulanamaz. Dosyanız bakımından karar tarihindeki mevzuatı avukatınızla teyit edin.

İşveren de yargılanır mı?

İş kazalarında işverenin ve işveren vekilinin 6331 sayılı Kanun'dan doğan risk değerlendirmesi, eğitim, koruyucu donanım sağlama ve denetim yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği ayrıca incelenir. Bu yükümlülüklerin ihlali işveren bakımından da taksirle öldürme sorumluluğu doğurabilir. "İki taraf da asli kusurlu" tespiti, dosyada üçüncü bir kusur odağı bulunmadığı anlamına gelmez.

Tazminatta ölenin kusuru nasıl etkili olur?

Tazminat davasında müterafik kusur doğrudan indirim sebebidir: hesaplanan zarardan ölenin kusur oranınca indirim yapılır. Bu nedenle ölenin asli kusurunun etkisi, ceza davasındakinden çok daha somuttur. Ayrıca SGK'nın hak sahiplerine yaptığı ödemeleri kusur oranında sorumlulardan geri isteme hakkı saklıdır.

Özet

Taksirle ölüme neden olmanın cezası TCK m.85/1 uyarınca 2-6 yıl hapistir; bilinçli taksir kabul edilirse üçte birden yarısına kadar artırılır. Taksirli suçlarda ceza kusura göre belirlendiği için, ölenin de asli kusurlu bulunması hayatta kalanın cezasını alt sınıra yaklaştırır; ancak sorumluluğu ortadan kaldırmaz. Ölen kişi hakkındaki ceza sorumluluğu ölümle düşer, kusuru ise tazminat davasında doğrudan indirim sebebi olur. Dosyanın kaderini belirleyen tek belge kusur bilirkişi raporudur; buna süresinde ve teknik gerekçelerle itiraz etmek, alınabilecek en etkili adımdır.

Bilgilendirme: Bu yazı genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Ceza miktarı; kusur derecesi, taksirin niteliği, sanığın geçmişi ve dosyanın somut koşullarına göre değişir ve burada verilen aralıklar yalnızca kanuni sınırları gösterir. Erteleme, para cezasına çevirme ve benzeri kurumların uygulanabilirliği karar tarihindeki mevzuata bağlıdır. Ölümle sonuçlanmış bir iş kazası dosyasında mutlaka bir avukatla çalışın.

UDF işlemleri için pratik notlar

İş Kazasında Taksirle Ölüm Cezası - UDF Dilekçe Rehberi konusu özellikle UYAP evrakı, mahkeme dosyası, PDF dönüştürme ve mobil görüntüleme adımlarında doğru araç seçimi gerektirir. Dosyayı açmadan önce uzantının gerçekten .udf olduğundan, indirme işleminin yarıda kalmadığından ve belgenin güvenilir bir kaynaktan geldiğinden emin olun. Online görüntüleme yeterli değilse UDF içeriğini PDF olarak dışa aktarmak, paylaşım ve arşiv için daha düzenli bir sonuç verir.

Bu yazıdaki adımları uygularken sorun yaşarsanız önce tarayıcı önbelleğini temizleyin, farklı bir tarayıcı deneyin ve dosyayı yeniden indirin. Hukuki belgeyle ilgili yorum gerekiyorsa dosya içeriğini paylaşmadan önce kişisel verileri kontrol etmek önemlidir. Aşağıdaki bağlantılar aynı işlem akışındaki tamamlayıcı sayfalara hızlı geçiş sağlar.

İlgili konu kodu: is-kazasi-olum-cezasi


#taksirle öldürme#TCK 85#iş kazası#bilinçli taksir#asli kusur#müterafik kusur#iş güvenliği#tazminat
Onceki Yazi Kapıya Kamera Takmak Yasal mı? - UDF Şikâyet Dilekçesi Sonraki Yazi TCK 158 Takipsizlik Kararına İtiraz - UDF Dilekçe Örneği